hehe:) 25 Nisan 2008
geçenlerde http://hande.wordpress.com adresinden şöyle bir mail aldım,,,
” Mislicihan Hanim,lütfen hemen fotografimi bu sayfadan cikariniz. Blog terbiyesine kesinlikle karsi (benim tarifime ve fotografima link koyabilirsiniz eger isterseniz). “
şimdi kadın haklı, ben aile terbiyesi aldım ama ne ailem, ne okulum bana blog terbiyesi vermedi… şiddetle ürperdim, hemen fotoğrafı ve linki (evet link koymuştum ama kendisi görmemiş, çünkü kendisi kaynak ve link terbiyesi almamış bir kişi
) kaldırdım.
hızlandırılmış blog terbiyesi kursları araştırmaya başladım, bulunca sizlerle paylaşacağım…
evet blog araştırmalarım yavaş yavaş sonuç vermeye başladı.
öncelikle buralarda çok önemli bir adet var, blog arkadaşlarınıza “kuzum, aşkım, canım, tontiş, pıtırcık, şeker” şeklinde hitap etmezseniz pek makbul bir insan olmuyorsunuz.
özellikle yemek tarifi içeren bloglarda, sahanda yumurta kırılsa bile (hmmmmmh valla yaptım şahane oldu şeker) yada (inan o kadar iştah açıcı gözüküyor ki karnım acıktı) gibi yorumlar yapmanız gerekiyor. “kardeş eline sağlık” gibi bir yorum yine makbul değil.)
farklı blogları araştırırken cafe fernando‘nun bloguna takıldım. günlerdir bütün blogu ezberliyorum. çok uzun zamandır beni bu kadar oyalayan bir web sitesi ziyaret etmemiştim. hele ki önerdiği siteler içinde bir keiko var ki,,, her sabah bilgisayarı açtığımda matcha çayıyla yaptığı pastayı hürmetle selamlamadan güne başlamıyorum…
bazı ruh ve sinir hastalıkları hastaelerinde bilgisayar ve internet bağımlılığı diye bir bölüm açılmış. “facebook bağımlılığı” diye bir bölüm de açılsın istiyorum
işim gereği 09:00-24:00 arası pc başındayım. bu facebook hiç mi kapanmaz. iki de bir işini gücünü bırak dön bak, yok seni dürten var mı? yok efendim iki quiz çözeyim de geleyim. bağımlıyım ben. bir haftada 5 grup oluşturdum. facebook başlı başına bir mesai…
tedavi ettirin beni
bu gün birdenbire bloguma yorum yağmuru oldu. saf saf sevindim ben de… sonra hayırdır dedim. toplam 40 yorum fakat sadece 4 farklı ip adresi üzerinden yapılmış bu yorumlar. şimdi birinin oturup bir gecede 10 yemek tarifi yapması pek güçlü bir ihtimal değil bana göre ve bu tariflerin onunu da pek beğenmesi, hem de benzer beğeni cümleleriyle…
sonra yorum yapanların bloglarını ziyaret ettim. hepsi islam konusunu seçmişlerdi. islamiyete karşı her hangi bir antipatim yok.
fakat bana göre yemek bloglarını ziyaret edip, iki de
“hmmmmh pek güzel olmuş” şeklinde kendi blogunu duyurma çabası ucuz bir misyonerlik şeklidir o kadar…